DTP’li Ahmet Türk, Kürtçe’nin yasaklı yıllarında verdiği sözü tutarak Meclis kürsüsünden anadilinde seslendi. DTP lideri Ahmet Türk, Dünya Anadil Günü nedeniyle Meclis kürsüsünde anadilini konuştu. Türkçe başladığı konuşmasını Kürtçe sürdüren Türk, DTP’lilerce uzun süre ayakta alkışlandı. 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi’nde Kürtçe konuştukları için baskı gördüklerini hatırlatan Türk, “Bir gün resmi bir toplantıda anadilimde konuşacağıma sessizce söz vermiştim” dedi. Meclis Tv’den canlı yayınlanan DTP grup toplantısı, Türk’ün Kürtçe konuşmaya başlamasıyla “Anayasa ve Meclis İçtüzüğü’ne aykırı” olduğu iddiasıyla kesildi. Oysa Meclis’te Kürtçe konuşulmasının önünde yasal bir engel yok
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Meclis’te grup toplantısının açılışını Türkçe yaptıktan sonra, “Hem Kürtçe üzerindeki anlamsız yasakların sürüyor olması, hem anadil korkusunun yapay bir korku olduğunu anlatmak için” konuşmasını Kürtçe yaptı.
DTP içinde bir süredir devam eden TBMM kürsüsünden Kürtçe konuşulması tartışması, dün fiilen Ahmet Türk tarafından hayata geçirildi. Grup toplantısına eşbaşkan Emine Ayna ve milletvekilleriyle birlikte gelen Türk, konuşmasına 21 Şubat’ın 2000’den bu yana BM’nin kararıyla “Dünya Anadil Günü” olarak kutlandığına dikkat çekerek başladı. Türk, DTP’lilerin Kürtçe konuştukları için cezalan-dırıldıklarını ancak Başbakan Tayyip Erdoğan’ın mitinglerde Kürtçe konuşmayı kendine bir hak olarak gördüğünü ifade ederek, “İkiyüzlü yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.
Verdiği sözü gerçekleştirdi
Türkiye’de resmi dilin Türkçe olmasına herhangi bir itirazlarının olmadığını vurgulayan Türk, Kürtçe üzerindeki yasakların kalkması ve Anayasal güvenceye bağlanması talebini tekrarlayarak, konuşmasına Kürtçe devam etti: “Darbe döneminde kendi dillerinden başka dil bilmeyen Kürtler, çok baskı gördü. Birçok kişi tutuklandı ve zindana atıldı. Ben de tutukluydum. Ailelerimiz ziyarete geliyordu, başka dil bilmedikleri için Kürtçe konuşmak istiyordu. Ancak Kürtçe konuşmanın hem bize hem de kendilerine yönelik baskı aracı olduğunu ve bu yüzden dayak yediğimizi bildikleri için Kürtçe konuşmuyorlardı. Biz buna rağmen bazen ‘nasılsın anne’ diyorduk. Onların yüreği kırılmadan dönmelerini istiyorduk. Sonra bunun baskısını görüyorduk, dayak yiyorduk. O zaman kendime söz verdim. ‘Bir gün, resmi bir toplantıda anadilimle konuşacağım’ dedim.”
Arzu’ya ‘sessiz böcek’ dedi
Türk, “Serok vezir” dediği Başbakan’ın birkaç gün önce Diyarbakır’da AKP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kudbettin Arzu için söylediği “atom karınca” sözüyle “Bana göre olsa olsa sessiz böcektir (kêzik)” diyerek dalga geçti. Türk, konuşmasında Kürt şair Cigerxwin’in de anadili öven dizelerinden birini okudu. Konuşmasının ardından Türk’ü ayakta alkışlayan DTP’lilerin duygulandığı görüldü.
Taraf’ın görüştüğü Arzu, “konuşmadan haberim” diyerek tartışmaya girmedi.
Türk’ten tepkilere tepki
Türk, konuşması sonrası soru yağmuruna tutuldu. Konuşmanın bir grup çalışması olduğunu belirten Türk, “Şimdi birileri çıkacak parlamentoda böyle bir şey olur mu diyecek. Eğer bu öyle ele alınırsa o zaman çarşaflıların da gruplara gelmemesi lazım. Çünkü onların genel kurula gelmesi kabul edilemez ama gelip grupta oturuyorlar. Biz dillerin güzelliğini anlatmak, bu dillerin üzerindeki yasal engellerin kaldırılması için bunu yaptık. Türkiye için bu bir fırsat” dedi. Türk, bir başka soru üzerine “Tabi ki bundan sonraki çalışmalarımızı resmi dille parlamentoda yapacağız” dedi. TRT-3’ün yayını kestiğinin anımsatılması üzerine “Onu tahmin ediyorduk” diyen Türk, “Kürtçe serbest diye propagandası yapıldı. Biz de Kürtçe serbest mi değil mi görmek istiyoruz” diye konuştu.
Leyla Zana da Kürtçe yemin etmişti
1991 yılında SHP’den milletvekili seçilerek Meclis’e giren Leyla Zana, Meclis Genel Kurulu’nda yeminini Kürtçe yapmıştı. Dönemin SHP Genel Başkanı Erdal İnönü’nün isteği üzerine Leyla Zana ile bir grup milletvekili istifa ederek Demokrasi Partisi’ne (DEP) katıldı. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu gelişmenin ardından Leyla Zana, Hatip Dicle, Sırrı Sakık ve arkadaşları, 2 Mart 1994 tarihinde Meclis bahçesinde gözaltına alınmış, Türk Ceza Kanunu’nun 168. Maddesi’nden yargılanarak ‘örgüt üyesi olmak’tan 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Zana vakasından sonra 2007 seçimi sonrası Meclis’e giren DTP’liler, yaptıkları konuşmalarda zaman zaman Kürtçe ifadeler kullanıyorlardı. TBMM’de Kürtçe konuşma yolunda bir karar oluşturulacağı yolundaki haberler yoğunlaşınca TBMM Başkanı Köksal Toptan, bunun mümkün olmadığını söylemiş, gazetemiz Taraf da bunu “Rojbaş Başkan” (Günaydın Başkan) başlıklı haberiyle okuyucuya duyurmuştu. Çünkü milletvekilleri TBMM kürsüsünde yaptıkları konuşmalarda Kürtçe cümleler de kullanmışlar ve bunlar tutanaklara yansımıştı. Toptan bu haberden sonra Kürtçe ifadelerin tutanaklara ‘bilinmeyen bir dil’ olarak geçmesi yolunda talimat vermişti. Bu gelişmenin ardından Kürtçe Meclis tutanaklarına kimi zaman ‘bilinmeyen bir dil’, kimi zaman da “...” şeklinde geçmişti.
TBMM TV yayımlamadı
Grup toplantılarını canlı yayınlayan ve TRT-3’ten yayın yapan TBMM TV, birkaç kelime Kürtçe konuşmanın ardından yayına son verdi. Ahmet Türk’ün konuşması sırasında grup konuşmalarını işaret diline çeviren bayan çevirmenin hareketsiz kaldığı ekrana TBMM TV’nin sunucusu çıktı ve “Anayasa ve TBMM İçtüzüğüne göre Türkçe’den başka dillerden yayın yapılamayacağından yayını kesiyoruz” dedi. Oysa TBMM TV, yabancı devlet adamlarının genellikle İngilizce yaptıkları konuşmaları simultane çeviriyle yayınlıyordu. Diğer basın yayın kuruluşlarının “Kriz”, “Flaş” ve “Son dakika” olarak duyurduğu Kürtçe konuşma, bazı internet sitelerinde olduğu gibi yer aldı.
Medya kriz istedi, siyasiler vermedi
TBMM’de Kürtçe konuşmanın yasak olduğu öne sürülüyor ve Anayasa ile TBMM İçtüzüğü’nün buna engel olduğu söyleniyor. Ancak Anayasa’da da, İçtüzük’te de, diğer yasalarda da böyle bir yasak bulunmuyor. Yasak, Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası’nın (SPY) kimi hükümlerine yollamalar yapılarak “karine” yoluyla uygulanıyor. TBMM Başkanı Köksal Toptan da anayasa ve Siyasi Partiler Yasası’na atıfta bulunarak, “Amir hükümlerine aykırılık var mı yok mu ona bakmak lazım” dedi.
Komşu ülkede olsaydı
Irak’ın ABD’li eski sivil yöneticisi Paul Bremer’in onayı ile Irak’ın geçici anayasası, ülkenin kuzeyindeki üç vilayette Kürt özerk yönetimi tanıdı ve Kürtçe, Arapça’nın yanı sıra resmi dil olarak kabul edildi. Kalıcı Anayasasının 4. maddesinde Irak’ın resmi dillerinin “Arapça ve Kürtçe olduğu” belirtiliyor.
Metinde, Türkmen ve Asuri gibi diğer dillerde de eğitim hakkı tanınıyor. Bu maddede, Türkmen ve Asuri dillerinin, bu grupların yoğun oldukları yönetsel bölgelerde “resmi dil” kabul edileceği kaydediliyor. Öte yandan Ahmet Türk’ün konuşmasını değerlendiren Irak Parlamento Başkan Vekili Arif Teyfur, ‘’O konuşma bizde olsaydı TV yayını kesilmezdi. Türk’ün konuşmasının içeriğini bilmiyorum, ancak Türk bir parlementer ve temsil ettiği kitleyi de dikkate alacak olursak konusmasını Kürtçe yapmış olmasının bir sorun yaratmaması gerekir diye düşünüyorum’’ dedi.
Ankara Kürtçe çıkmazında
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün Meclis grup toplantısında yaptığı Kürtçe konuşmaya hem iktidar hem de muhalefetten eleştiri ve tepki geldi.
AKP, Kürtçe konuşmayı “Açılımlara karşı provokatif girişim” olarak değerlendirdi. CHP ise Türk’e tepki gösterirken, Meclis TV’nin yayınını kesmesini de “sansür” diyerek karşı çıktı. MHP de topu TRT’ye attı.
Türk’ün Kürtçe konuşmasına en sert tepki AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün’den geldi. Türk’ün girişimini “kısa görüşlülük” olarak gören Ergün şöyle devam etti: “Ortak dil Türkçe’dir. Türkçe resmi yapılacak olan işler Türkçe olarak yapılacaktır, yapılmalıdır. Ahmet Türk’ün bu girişimi açıkçası kısa görüşlülüktür, kısa vadede dar bir seçmen kitlesine seçim öncesi bir mesaj niteliğindedir. Bir anlamda da Türkiye’deki bu demokratik açılımlara belirli bir düzeyde provokatif de bir girişimdir.“
‘Paranoya bir tavır’
AKP Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt ise Türk’ün tavrını eleştirirken, bunun CHP ve MHP’ye hizmet edeceğini savundu: “Bu tavırla TRT Şeş’in CHP ve MHP tarafından tartışılmasına katkıda bulunuyorlar. Ortada bir açılım var. Ama DTP bu açılım üzerinde paranoya yaratacak bir tavır izliyor. Ama bütün bunlara rağmen olaya hoşgörüyle yaklaşılmalı. Cezai yaptırımlara karşıyım.”
Baykal’dan yorum yok
Türk’ün Kürtçe konuşmasına CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’dan bir yorum gelmezken, CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek, hem Türk’ü hem TBMM’yi TV’yi eleştirdi. Özyürek’in sözleri şöyle: “TRT’nin konuşma esnasında bir sansür uygulaması, konuşmayı kesmesi doğru değil. Bu bir sansür uygulamasıdır. Tabii Anayasamıza göre resmi dilimiz Türkçe’dir. Sayın Türk’ün de bu anayasal hükme uyması doğru olur, yerinde olur. Ama o konuştu diye TRT’nin bir sansür uygulamasını doğru bulmuyorum. Burada bir çifte standartla da karşı karşıyayız. 24 saat Kürtçe yayın yapan bir kanal, buna karşın da Ahmet Türk’ün konuşmasındaki bir kaç cümleyi belki sansür eden gene aynı TRT. Seçimler yaklaştı, seçmene selam gönderiyorlar.” Diğer CHP milletvekilleri Türk’ün Kürtçe konuşmasını şöyle değerlendirdi:
Manisa Milletvekili Şahin Mengü: Bir yerlerden talimat alınarak yapılıyorsa, bu doğru olmaz. Popülist politika sonucu ortaya çıkan bir gelişmedir.
İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu: Mitingde, sokakta, TBMM bahçesinde konuşulabilir ama grupta, resmi dil Türkçe dışında konuşma yapılamaz.
Bursa Milletvekili Onur Öymen: Anadilde konuşmayı, insan hakları meselesi olarak görüyoruz. Ama bu konu, Meclis çatısı altında siyasi şova dönüştürülmemeli.
MHP’li Paçacı: TRT Kürtçe kanal açarsa...
MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, Türk’ün Kürtçe konuşmasını tesvip etmelerinin mümkün olmadığını belirterek, konuyu TRT’den başlayan Kürtçe yayına bağladı: “Türk’ün Kürtçe konuşması bir hata. Ancak bir söz vardır, ‘perşembenin gelişi çarşambadan bellidir’ diye. Gerçekten hatalar bekleniyordu. Esas hata TRT’nin Kürtçe yayını ile başlamıştır ve bu çok büyük bir kırılmayı da beraberinde getirmiştir. Şimdi TRT devlet televizyonudur, devlet adına yayın yapar, devletin sesidir bir nevi. Şimdi TRT’de Türkçe’nin dışında bir dille yayın yaparsanıπz, burada dengeleri bozmuş olursunuz. Gerekçesi nedir TRT’nin Kürtçe yayın yapmasının? ‘Güneydoğu yöresinde yaşayan vatandaşlarımız Türkçe’yi anlamıyorlar, onlara anladıkları dilden Kürtçe yayın yapıyoruz’ dediler... Bunun sonu gelmeyecektir. Yani yarın eğitimde de bunu isteyecektir.”
Kürt cephesinden farklı sesler
Ahmet Türk’ün TBMM Grup Toplantısı’nda Kürtçe yaptığı konuşma, Kürt aydınları cephesinde de derin yankı uyandırdı. Yazar Ümit Fırat, “Ahmet Türk şov yapmayacağız demişti” diyerek 2007 seçimi sonrası yapılan açıklamaya tezat bir görüntünün oluştuğunu belirtirken, Altan Tan, “Politik yarar ve şov tartışması başlatılırsa bu Ahmet Türk için geçerli olduğu gibi Başbakan için de geçerlidir” dedi. Taraf’a konuşan Kürt aydınlarının değerlendirmeleri şöyle:
KADEP Başkanı Şerafettin Elçi: Bir siyasi parti parlamentodaysa ve grubu varsa herhangi haksız bir uygulama varsa onun değişmesi için mücadele etmeli. Meclis’te Kürtçe yasak deniliyor ama parlamentoya gelen yabancı misyon temsilcileri kendi dillerinde konuşabiliyor.
Yazar Ümit Fırat: Ahmet Türk 2007 seçimlerinden önce Leyla Zana’nın yaptığı hareketi kast ederek ‘parlamentoda şov yapmayacağız, eski hatalarımızı tekrarlamayacağız’ dedi. Yani o zaman yapılan şov ise Ahmet Türk bu tavrı neden bugün ortaya koydu. Bu açıdan enteresan. Kürt seçmenler önünde AKP ve DTP kıran kırana bir siyasi yarış içinde. Bu konuşmayla DTP Kürt kulvarında varım mesajı veriyor.
Eski Diyarbakır Milletvekili Haşim Haşimi: Leyla Zana iki kelime söylediği için bir çok vekil cezaevine konulmuştu. Bu konu olduğu diye kimse linç kampanyası başlatmasın. Muhalefet bu konuda temkinli olunmalı. Meclis içtüzüğü değişmeli, Kürtçe ile ilgili düzenlemeler hukuki bir zemine oturtulmalı ve Anayasa değiştirilmelidir. Yapılan açılımların da sekteye uğramaması için herkesin dikkat etmesi gerekiyor.
Yazar Altan Tan: Karşısındakiler onu anlıyorsa istediği dilde konuşabilir. Zamanlama ve politik olarak eğer değerlendirilirse o da ayrı bir tartışma konusudur. Politik yarar ve şov tartışması başlatılırsa bu Ahmet Türk için geçerli olduğu gibi Başbakan için de geçerlidir.
Eski Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu: Türkiye buna alışmalı. TRT Şeş bugün Kürtçe yayın yapıyor zaten. Ahmet Türk, tabanına siyasi bir mesaj vermek istemiştir. Bunun takdirini millete bırakmak gerekiyor.
TaraF