Mardin'in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge (Kerte) köyünde 44 kişinin hayatını kaybettiği katliama geniş yer veren İngiliz gazeteleri, koruculuğu sorgulayarak, katliamın PKK'nin 1 Haziran'a kadar ilan ettiği eylemsizlik kararı döneminde gerçekleşmiş olmasına dikkat çekti.
İndependent gazetesi saldırıya 2 tam sayfa ayırarak, saldırının temelinde koruculuk sisteminin yattığına dikkat çekti. İstanbul'dan bildiren Independent muhabiri Nicholas Birch "Kürtlerle savaşın silahları nasıl yanlış ellere teslim edildi?" sorusuna cevap ararken şunları yazdı:
“Şiddetin dozajını, hükümetin 1985 yılında, devlet güvenlik güçlerinin yanında PKK'ye karşı mücadele eden koruculuk programı milis örgütlemesi arttırmış olabilir. Eleştirmenler, devlet girişimi sponsorluğunda çaresizce bölgeye silah pompalandığını söylüyor.”
Ankara'nın 1980'li yılların ortasında PKK ile mücadele güvenlik güçleri yanında yer alarak yardımcı olmaları umuduyla, köy koruculuğu olarak bilinen binlerce Kürdü milis olarak örgütlemeye başladığını yazan Birch “köylülerin fazla bir seçenekleri yoktu; ya katılırsınız, ya da evlerinizi terk edersiniz, diyordu devlet onlara” dedi.
Katliamın yaşandığı köyde korucu olan Çelebi ailesinin de 'yurtseverlikten' ziyade çelişkide olduğu aileye karşı devletin silahı ile üstünlük elde etme amacıyla korucu olduklarını kaydeden Birch devamla şunları yazdı:
“Türkiye'nin güneydoğusunda devlet sponsorluğunda onbinlerce köy korucusu bulunuyor. İnsan hakları örgütleri uzun zamandan beri barış ve istikrarı vaadi ile bölgeye silah pompalanmasını eleştirmektedirler.”
Haberde, Kürt aşiretleri üzerinde uzman olarak tanıtılan sosyolog Mazhar Bağlı'nın pazartesi günkü katliama hükümetin ilk okul diplomalı adamlara silah verilmesine izin veren sistemi soruşturmakla cevap vermesi gerektiği sözlerini aktardı. Bir başka sosyolog Rustem Erkan ise, katliamın ülkede her kesin elini kana buladığını ifade ederek “ben bunun Türkiye'de olabileceğini düşünmedim. Bu sanki Türkiye Irak haline gelmiş gibidir” dedi.
Koruculuğun bölgede gelir kaynağı haline getirildiğine işaret edilen haberde “Türkiye'de köy koruculuğu sistemini kaldırmak yerel ekonominin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde o kadar da kolay olmayacak" denildi.
Olayı “Nişan katliamı” olarak adlandıran Times gazetesi ise, olayla birlikte bir köyünün nüfusunun beşte birinin yok edildiğini yazdı.
“Aile içi anlaşmazlıktan” kaynaklandığının ileri sürülen ölümlerin diğer bir kesime göre siyasal motifli olduğu kaydedilen haberde, koruculuk sistemine dikkat çekilerek şöyle denildi;
“eleştirmenlere göre statüleri ile devlet imkanlarını aile içi anlaşmazlıklar ile toprak kapma için kullanan 57 bin köy korucusu, Türkiye'nin güneydoğusunda 1985 yılında geliştirilen tartışmalı politikaların bir parçasıdır”.
Haberde ayrıca, Taraf gazetesinde yer alan, resmi açıklamaları sorgulayan ve PKK'nın eylemlerine son vermeyi düşündüğü bir dönemde gelen saldırının "güvenlik güçlerinin içindeki gizli birliklerle de bağlantısı olabileceğini" belirlemesine de yer verildi. Daily Telegraph gazetesi ise "Kan davası, nişanda toplu cinayetle noktalandı" başlıklı haberinde koruculuğa dikkat çekiyor. Katliamın devlete bağlı “milisler” tarafından gerçekleştirildiğine dikkat çeken gazete, son yıllarda sayıları 70 bini bulan korucuların gerginlik ve adli suçların kaynağı haline geldiğini, yüzlercesinin işledikleri suçlardan ötürü yargılandığını yazdı.
ANF