ZaFeR GüMüŞ
 
Advanced Search
   
 
Home Kayıt SSS Üye Listesi Kullanıcı Grupları  
 
 

ZaFeR GüMüŞ Forum Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI Üretimin yükselişi...
Önceki mesajları göster:   
      Tüm zamanlar GMT + 3.5 Saat  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap gönder

Prş Hzr 18, 2009 9:56 pm
Yazar Mesaj
!'!ZaFeR!'!
SİTE ADMİNİ
SİTE ADMİNİ


Kayıt: 22 Şub 2007
Mesajlar: 1109

Mesaj konusu: Üretimin yükselişi... Alıntıyla Cevap Gönder

Kafaları en fazla meşgul eden sorulardan biri küresel ekonomideki aşağı gidişin ivmesinin kalıcı bir şekilde azaltılması ve ondan sonra da yukarı çıkışın nasıl sağlanacağı. Dünya ekonomisi son on yıllarda büyük ölçekte ABD ekonomisini ve onun tüketici gücünü itici motor olarak kullanarak büyüdü. Tabii, Japonya hariç, diğer gelişmiş ülkeler de, belirli oranlarda benzer küçük motorlar oluşturdular. Bu büyüme modelinin temelinde gelişmekte olan ülkeler açısından ‘ihracata dayalı büyüme modelleri’ geniş yer tuttu. Model, aynı zamanda, bugünkü krize yol veren ‘küresel dengesizlikleri’ de beraberinde getirdi. Şimdi, başta ABD olmak üzere bu büyüme modeline sahiplik eden gelişmiş ülkeler ‘knock out’ olmuş durumdalar.
Örnek olarak ABD ile Çin arasındaki ilişkiyi ele alalım. ABD’de, tüketim harcamalarının milli gelir içindeki yüksek payının sürdürülebilirliği mümkün değil. Küresel tüketim ve uluslararası ticaret küçülünce son on yılda yüzde 13’ler civarında büyüyen Çin halk Cumhuriyeti’nde büyüme yüzde 6’lara düşmüş durumda. ‘Knock out’ olmuş bir ABD’nin tüketim harcamalarını eski düzeyinde tutamayacağı, dolayısı ile Çin’in kısa bir süre içinde yeniden o çift rakamlı büyüme oranlarını tutturması mümkün gözükmüyor. Böyle bir örnekten hareketle resmi tüm küresel ekonomiye teşmil edecek olursak ortada ciddi ve karmaşık bir sorunun olduğu anlaşılacaktır.
Belirttiğim ekonomik daralmanın bireysel olarak özellikle gelişmekte olan ülkeler için ekonominin ötesinde siyasi ve sosyal imaları var. Başta Çin ve Hindistan olmak üzere büyümesini üretim mallarının ihracatına dayamış olan ülkeler son 10-15 yıl içinde çok ciddi büyüme oranları yakalayarak her yıl geniş kitleleri fakirlik sınıfından orta sınıfa taşıdılar, ülkelerine refah ve kalkınma getirdiler. Rusya ve Brezilya gibi ana mal ihracatçıları da uzunca bir müddet sürekli büyümenin fiyatları yukarı itmesi ile aynı faydaları yaşadılar. Dolayısı ile, alışılmış büyüme oranlarının devamı gelişmekte olan ülkelerde siyasi ve sosyal istikrarın devamı açısından hayati bir önem arz ediyor.
Bu noktada, yere serilmiş ve uzunca
zaman kendine gelemeyecek olan bir gelişmiş ülkeler grubu ile istikrar ihtiyacı içinde olan gelişmekte olan ülkeler çözümü ‘gelişmekte olan ülkelerin kendi iç tüketimlerini canlandırmasında’ görüyor. Bu bağlamda, en fazla rol de BRIC olarak adlandırılan Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’e düşüyor. Nerede ise bütün ümitlerin BRIC’e bağlandığı böyle bir çözüm çalışır mı ? Yoksa, yetkililerin yastığa kafalarını koyduklarında geceyi rahat geçirebilmek için kafalarında dizayn ettikleri iyimser bir çözüm mü?
Hindistan’da son dönemlerde her yıl nüfusun yüzde 1’i, yani 12 milyon kişi (Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 16’sı) fakirlik sınıfından orta sınıfa geçiyordu. Çin’de hâlâ 900 milyon fakir insan var. Daha az nüfusa sahip olmakla birlikte Rusya ve Brezilya’da da durum çok farklı değil. Bu rakamlara bakıldığında ve bir de bu sınıf atlamanın üzerine altyapı ve refahı ve yaşamın kalitesini arttıracak hizmet ihtiyaçları koyulduğunda düşünülen çözüm matematiksel olarak imkânsız gözükmüyor. Ancak, kalkınma ve refah artışı çok karmaşık ve zor bir konu. Demokrasi, kültür, toplumsal dayanışma ve güven, sosyal kumaş, eğitim, hukuk, şeffaflık gibi ‘software’ unsurları başarıyı zorlaştırıyor. Bu açıdan baktığınızda çözüm zor, dolayısıyla iyimser gözüküyor.
Ancak bir şey kesin gözüküyor. Son dönemlerde küresel ekonomik büyümeye yol veren ‘ihracata dayalı büyüme modeli’ geçerliliğini kaybedecek. Diğer bir deyişle, ‘her koyun kendi bacağından asılacak’. Toplantıda Brezilya Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Luciano Coutinho’nun da, belirttiğim çözüm önerisi bağlamında Brezilya ve Çin ilişkilerinin tartışıldığı panelde altını çizdiği gibi ‘küresel üretim yapısında yeni bir pozisyonlama’ olacak. Bu, şüphesiz, aynı zamanda, ülkelerin kendi ekonomilerini üretime dönük olarak yeniden yapılandırmaları gereğini getirecek. Bu hususlar, Türkiye açısından hayati önem arzediyor. Zira, yarından başlayarak ‘gelecek’, Türkiye’nin çoktan beri unuttuğu ‘üretim’ gerçeği ile şekillenecek. Her şey bu gerçeğin etrafında oluşacak.

Korkmaz İLKOKUR / RADİKAL

_________________

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!



Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!



(!!''YÖNETİM''!!)
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
      Back To Top  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap gönder

 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


      Back To Top  

1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
Geçiş Yap:  



Zaferez Forum Reklamları
-Nejat İşler Hayranları Burada Toplanıyor. "Nejat İşler Kulubu".. Popüler Siteler Bedava100.Net -Kişisel Web Siteleri Resimler KOMİK YAZILAR ÖZLÜ SÖZLER baştan sona kadar izle dinle İsLaM Ve İNSAN DÜNYADAN HABERLER TEKNOLOJİ HABERLERİ boncuq KÖŞE YAZILARI FIKRALAR SİZDEN GELEN ŞİİRLER ANKET SİZDEN GELEN METİNLER Tanışalım DİNİ HİKAYELER YURT İÇİ HABERLERİ Ağız Kuruması,ağız kuraklığı ŞARKI SÖZLERİ ZEKA OYUNLARI VE BİLMECELER GENEL KÜLTÜR İstekleriniz BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ Moderatör Başvuruları ENTERESAN KONULAR
Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu
Avalanche style by What Is Real © 2004
             


Page generation time: 0.035